Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Açıklama Yaptı

  • 25 Mart 2021
  • 0
  • 74 Görüntüle
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Açıklama Yaptı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TBMM’de nöbetçi bakan uygulaması kapsamımda milletvekilleriyle buluştu. Akar, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına da cevap verdi. Akar, Suriye’nin kuzeyinde son dönem rejimin artan taciz ve saldırılarına ilişkin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye’nin kuzeyinde çeşitli faaliyetlerinin olduğunu anımsattı. Akar, bunların çerçevesinin yapılan mutabakat muhtıraları ile belirlendiğini belirterek, şu açıklamayı yaptı: “O muhtıralar çerçevesinde taraflar bunlara uymak suretiyle faaliyetlerini sürdürüyorlar. Orada bir ateşkes, ateşkesin ilanı ve bunun sürdürülmesi, bunun sağlanması söz konusu. Buna bağlı olarak da istikrarın bir an önce sağlanıp barışa giden yolun açılması. Bu konuda taraflar üzerlerine düşen görevleri yapıyorlar. Her ne kadar zaman zaman bir takım ateşkes ihlalleri, saldırılar olsa da, ‘kontrol dışında olduğu’ söyleniyor bunların, bunlara karşı Silahlı Kuvvetlerimiz, Mehmetçik hiçbir şekilde taviz vermeden yapılan her türlü saldırıya, tacize karşı elindeki tüm imkanları kullanmak suretiyle gerekli karşılığı veriyor. 1 Mart’tan bugüne kadar teröristlerin yaptıkları girişimler, saldırılar var. Bunlara karşı verilen karşılık sonucunda çoğunluğu Suriye’nin kuzeyi olmak üzere Irak’ın kuzeyi ile birlikte 200’den fazla terörist etkisiz hale getirildi.” 

Bakan Akar, faaliyetlerinin devam ettiğini ise şu sözlerle dile getirdi: “Hem askeri hem sivil kanallardan hem Dışişleri Bakanlığımız hem Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığımız gerekli temasları sürdürmek suretiyle muhataplarımıza mutabakat muhtırasındaki kurallara, prensiplere uyulmasını; çünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Putin ile en üst düzeyde yaptığı görüşmenin sonunda varılan bir mutabakat muhtırasından bahsediyoruz.” 

Bunun sürdürülmesinin önemine vurgu yaparak devam etti: “Biraz önce Rus Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile telefon görüşmemiz oldu. Gayet yapıcı bir görüşmeydi. Karşılıklı bütün farklılıkları, mutabakat muhtırasındaki ihlalleri dile getirdik. Bu konuda karşılıklı bir takım tedbirler almamız gerektiği konusunda mutabık kaldık ve çalışmalarımızı bu şekilde sürdürüyoruz. Amacımız, dileğimiz bölgedeki ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve bir an önce barışın gelmesi. Bu konudaki katkılarımızı Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak her düzeyde yaptık, yapmaya devam ediyoruz.”

Görüşmede, Rusya Savunma Bakanı Şoygu’nun tedbirlerler konusundaki değerlendirmesinin sorulması üzerine Akar, “Alacaklar” karşılığını verdi. İhlallerin nedenlerine yönelik soru üzerine de şu cevabı verdi: “Terörist grupların bir an önce kontrol altına alınması lazım. Onlara karşı bir takım tedbirlerin yürürlüğe girmesi lazım. Bu konuda karşılıklı çalışmak konusunda mutabık kaldık.”

Bakan Akar, AB Liderler Zirvesi hatırlatılarak Türkiye-AB ilişkilerine yönelik zirveden beklentisinin sorulması üzerine de şu ifadeleri kullandı: “Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından birçok kez dile getirildiği gibi AB bizim için stratejik hedef. Dolayısıyla bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. AB ile olan münasebetlerimizi yapıcı bir şekilde ve somut adımlarla götürmeye çalışıyoruz. Bu konuda çeşitli görüşmeler yapıldı, yapılıyor. Türkiye – Yunanistan münasebetleri üzerinden bizim AB ile bazı ilişkili sorunlar çıkabiliyor. Bizim her zaman muhataplarımıza söylediğimiz husus, Yunanistan’ın Türkiye ile olan münasebetlerinin hiçbir şekilde AB ile problem haline dönüştürmemesi ve AB’nin de buna müsaade etmemesi, tarafsız, objektif olması, sorunların çözümüne tarafsız katkı sağlamasını bekliyoruz.”

Kıbrıs konusunun da önemine de şu ifadelerle değindi: “Kıbrıs ile yıllardan beri devam eden görüşmeleri biliyorsunuz. Buradan bir sonuca varılamadı. Artık geldiğimiz noktada bağımsız iki devletten bahsetmenin zamanı geldiğini herkesin anlaması lazım. Herkesin bu manada çözüme giden yolda katkı sağlamasını bekliyoruz.” 

Akar, Kara Harp Okulu ile astsubay meslek yüksek okullarına öğrenci alımına ilişkin yapılan yönetmelik değişikliğiyle koşullarda ‘irticai faaliyete karışmamış olmak’ şartının kaldırıldığı iddiaları hakkında şu sözleri kullandı: “Bunu teferruatlı bir şekilde konuştuk, görüştük, ilgili makamlara gerekli bilgileri verdik. Arkadaşlarımız sizlerle bunları paylaşacaklar. Bu, kesinlikle doğru bir şey değil. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yasalar çerçevesinde yapılması gereken ne varsa bunları yaptık. Bilakis geçtiğimiz dönemde meydana gelen olaylardan aldığımız dersler çerçevesinde oradaki yönetmeliği daha etkin bir hale getirme gayretinden ibarettir. Herkesin iyi okuması, anlaması lazım. Orada bir sorun yok.”

Akar, bu ve diğer konularla ilgili detaylı açıklamaların yarın Bakanlıkta düzenlenecek haftalık olağan bilgilendirme toplantısında yapılacağını da dile getirdi.

ABD’li bir grup senatörün, Başkan Joe Biden’a, 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak tanımasına yönelik çağrısı ve ABD’nin de buna ilişkin bazı yasa hazırlıklarında olduğuna ilişkin soru üzerine şu ifadelerle devam etti: “Maalesef yıllardan beri ne zaman mart, nisan ayı gelse bu gündeme geliyor. Bilgisiz kanaat olmaz. Onun çok iyi anlaşılması lazım. Kanaat belirtenlerin, iddia ortaya sürenlerin bilgi sahibi olması lazım. Bu konuda birçok kez konuştuk, görüştük, anlattık, anlatmaya devam ediyoruz. Başta ABD’li siyasiler olmak üzere tüm akademisyenlerin, diğer medya mensuplarının da zahmet edip ABD’nin milli arşivinde yazılan bilgiler var. Bunların hikayesi eski. 1919’de ABD’li Tümgeneral James G. Harbord, Başkan Wilson’un talimatıyla Türkiye’ye geldi ve Türkiye’de 58 gün incelemelerde bulundu. Takriben 50 kişilik asker ve sivillerin olduğu bir heyetle. Bunun sonucunda ‘burada herhangi bir şekilde bir soykırım olmadığını, her iki tarafın da çok ciddi üzüntüler yaşadığını’ raporunda belirttiler. 1603 sayfalık bir rapordan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu konuyla ilgilenenlerin ABD arşivlerini incelemesi, özellikle ABD’lilerin bunu görmeleri lazım. Çünkü o raporun özünde ve özetinde Türklerle-Ermenilerin o güne kadar 500 yıl beraber, barış içinde yaşadıklarını, herhangi bir şekilde dış etki olmadığı taktirde 500 yıl daha yaşayabileceklerini açıkça raporda görebilirler.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir