27 Mayıs 2013 gecesi Taksim Dayanışma grubunun Asker Ocağına bakan duvarı yıkıp 5 ağacı yerinden sökmesi ve ardından iş makinelerinin önüne geçerek inşaatı engellemeye başladılar. Böylece Gezi Parkı direnişinin ilk adımını attılar. Gece olay yerine 50 kişi çadır kurup sabaha kadar alanı korumaya devam etti. 28 Mayıs 2013 tarihindeyse protestocular artmaya başladı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı geziparki2_2039.jpg

Olay yerine gelen BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in de desteğiyle çalışmaların ilerlemesi engellenmeye devam etti. Zabıta kılığına giren Kalyon İnşaat çalışanları işe devam etmek istediler fakat Sırrı Süreyya’nın ruhsatlarını sormasıyla, ruhsatlarını gösteremediklerinden izin verilmedi. Direnişçiler çadır nöbetine devam ederek yıkımın devam ettirilmeyeceği konusunda kararlı duruşlarını duyurdu.

29 Mayıs günüyse dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ne yaparsanız yapın! Orası için karar verdik. Yapacağız!” diyerek protestoculara bildirdi. CHP’den ise Kemal Kılıçdaroğlu direnişçilerin arasına katılarak desteğini gösterdi. Gün geçtikçe hem siyasiler hem de siviller direnişe katılarak polisin karşısında kararlı duruşlarını sergilemeye devam etti.

Polisin Müdahalesi

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı 806x378-gezi-parki-olaylari-profesyonel-devrim-ihracatcilarinin-eylemleri-1551796037373.jpg

İstanbul’daki bu direniş Ankara’da ise tencere-tava protestosuyla vuku buldu. ODTÜ’lü öğrenciler toplanarak 100.yıl mahallesine yürüdü. Bunun üzerine mahalleli ise pencerelere çıkarak tencere-tavalarla destek verdi. Rota TBMM’ye çevrilince öğrenciler TOMA’nın tazyikli suyuyla karşı karşıya geldi. Sabaha karşın evlerine dönen öğrencilere halk kahvaltılık ikram etti. Böylece Gezi Parkı dayanışmasının tamamen başladığı kanıtladı.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı raw_ankarada-bir-aile-gozaltinda_875344249.jpg
Ankara

Ankara’da Kuğulu Park, İzmir’de Gündoğdu Meydanı ve Konak’ta yürüyüşler gerçekleşti lakin polisin müdahalesiyle engellendi. 1 Haziran itibariyle memleketin dört bir yanına yayılan direniş yürüyüşlerle halk tarafından destek gördü. Polisin; tazyikli su, göz yaşartıcı bomba ve plastik mermilerle müdahalesi sonucunda Türk Tabipler Derneği’nin raporuna göre İstanbul ve Ankara’da binden fazla yaralı mevcuttu.

Bunun üzerine ise hala kışkırtmalar devam etti. Recep Tayyip Erdoğan katıldığı programda “Birkaç çapulcudan izin alacak değilim.” sözleri ve inşa edilecek yeniliklerden söz edince işler iyice kontrolden çıktı. Eylemlere katılım sayısı 30 binleri bulduğu gibi polis müdahalesi de şiddetlenmeye devam etti. Gözaltına alımlar arttı.

Eylemler aralıksız devam etti. 7 Haziran günü direnişe destek olan Müslümanlar cuma namazı kıldı. Namaz kılmayan direnişçiler ise namaz kılanları korumak adına etraflarını sardı. Polisin ağır müdahalesi devam ederken BM, USA gibi kurum ve ülkeler tepki göstermeye başladı. Bunun üzerine 12 Haziran günü Recep Tayyip Erdoğan, bazı direniş gruplarının temsilcileriyle görüştü. Fakat başbakan tarafından sert söylemler devam etti.

Halk, “Polis, halkına ihanet etme. Simit sat ve onurlu yaşa.” sloganları attı. Bunun üzerine başbakan Erdoğan ise polisin kendini savunduğu yönünde açıklama yaptı. Ardından o gün içinde başbakan ve Beyaz Saray bir saat boyunca telefonda görüştü. Beyaz Saray, barışçıl gösterilere verilen tepki konusunda uyardı. Basın haklarına müdahale edilmemesini söyledi.

10 Temmuz günü, 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz bir ay önce uğradığı saldırının yüzünden beyin kanaması geçirerek yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Gezi Davaları

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı kapak_164413.jpg
Osman Kavala

İlk dava 28 Mayıs-30 Ağustos 2013 tarihinde gerçekleşti. Dava açılmasının nedeni ise Gezi Parkı olaylarının organize edildiği iddiası oldu. Yargılanan 16 kişiden 10’u beraat etti. 24-25 Haziran 2019’da gerçekleşen diğer davada ise ikinci duruşmanın 18 Temmuz 2019 olacağı ilan edildi. Osman Kavala’nın tutuklu yargılanma kararı devam ederken Yiğit Aksakaloğlu tutuksuz yargılandı. 18 Temmuz’daki davada da Osman Kavala tutuklu yargılanmaya devam etti. AİHM, 10 Aralık 2019 tarihinde Osman Kavala’nın makul şüphe olmadan, siyasi sebeplerle tutuklanmasını ve Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurusunu zamanında incelememesini gerekçe göstererek hemen serbest bırakılmasını talep etti. 21 Mayıs 2021’de gerçekleşen dava ise 6 Ağustos’a ertelendi. Mahkeme, Çarşı ve Gezi davalarının birleştirme kararını erteledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.