"Aileler ve Çocuklar Dijital Ayak İzini Öğrenmeli"

Özellikle pandemi döneminde çocukların dijital dünyaya esir kaldığı düşüncesinden yola çıkılarak ‘Ailede Dijital Denge’ konulu konuşma yapıldı. Çocukların bilgisayar ve televizyon karşısında geçirdikleri sürenin uzamasına vurgu yapılarak, ailelerin dijital dengeyi nasıl kurması gerektiğine dair ipuçları aktarıldı.

Florya Uğur Koleji Veli Gelişim Akademisi, Uğur Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Dr. Öğretim Üyesi Selen Balkaya’nın moderatörlüğü ile Türk-Alman Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Elif Posos Devrani’yi ağırladı ve “Ailede Dijital Denge” konusunda bilgilendirme yaptı.

Ekran karşısında geçirilen sürenin bir dengesi olması gerektiğine vurgu yapan Dr. Öğretim Üyesi Elif Posos Devrani, zorunluluk ve sorumluluk sınıfına giren eğitim süreçleri için harcanan online zaman için ailelerin esnek olabileceklerini ve normal bir süreç geçirmediklerini ifade etti. Buna ek olarak, çocukların oyun amacıyla ekran başında geçirecekleri sürenin ise bir sınırı olması gerektiğini belirten Devrani, uyku saatleri, ders saatleri, yemek saatleri gibi süreçleri sekteye uğratmamak gerektiğini belirtti.

Süre konusunda rahat olunması gerektiğini ve yaşanan süreçte zamandan çok içeriğin önemli olduğunu ifade eden Devrani şu şekilde devam etti:

“Ekranda geçirilen sürenin yanında maruz kalınan içerik de en az süre kadar belirleyicidir. İçerik ebeveynler tarafından mutlaka denetlenmesi gerekmektedir. Çünkü dijital dünyadaki çocuklar, eğer dikkat etmezsek evde bile güvende olamazlar. Telefonda, tablette, bilgisayarda neler izlediklerini, hangi oyunları oynadıklarını, kimlerle iletişim halinde olduklarını bilmiyoruz. Eğitim süresince ekran başında olsalar da en azından seçilmiş, okulun uygun gördüğü özel içeriklerle güvenli bir ortamda olan çocuklarımız, serbest zamanda izledikleri videolar, oyunlar ve çizgi filmlerde bile birçok zararlı içeriğe maruz kalabiliyor. Buna ek olarak birçok oyun içinde yer alan sohbet odaları, mesajlaşma eklentileri ve sosyal medya platformları ile izlemenin ötesinde bir tehlike ile karşı karşıya kalabiliyorlar.”

Ebeveynlerin çocuklarının takip ettiği kanalları, siteleri, fenomenleri tanıması, kimlerle mesajlaştığını bilmesinin önem taşıdığını ifade eden Elif Posos Devrani, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu aşamada özellikle de çocuklar çok küçük değilse ebeveyn-çocuk iletişimi çok önemli, çünkü çocuğun güvensizlik olarak algılayabileceği ebeveyn ilgisi istenilenin tam tersi bir etki bırakabilir. Bu nedenle de çocukların başına bir şey geldiğinde veya üzüleceği bir durum yaşandığında saklamayı değil aile ile paylaşabileceğini düşüneceği bir iletişim ortamı sağlanması öneriliyor. Tüm risklerin farkında olmak, çocuğumuzu tanımak, güven sarsmadan ne yaptığını bilmek, takip etmek önem taşıyor. Çünkü yasaklamak kalıcı bir çözüm olmuyor. Yasaklamak yerine yönlendirmek daha çok işe yarıyor.”

Ailenin de çocukların da dijital okuryazarlık konusunda donanımlı olması gerektiğini ifade ederek devam etti: “Dijital ayak izimizin bizi nelerle karşılaştırabileceği konusunda bilinçlenmek, sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla hangi haklarından vazgeçtiğini öğrenmek bunun temelini oluşturuyor.”

Ailelerin kendilerine ve çocuklarına yüklenmemeleri gerektiğini de vurgulayarak ekledi: “Öğretmenler kadar aileler de bu sürecin bir parçası ancak öğretmenleri ‘dijital dadı’ olarak görmek yanlış olacaktır. Bu konuda velilerin farkındalığının arttırılması gerekmektedir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.